İngilizce Kitap Okumanın Sırları
İngilizce Kitap Okumanın Sırları
Benim gibi siz de kötü
çevirilerden bıktınız mı?
İngiltere prenslerinin bir anda Ankaralı Namık gibi
konuşmaya başlamasından? Türkçe karşılığı yanlış seçildiği için anlamı bozulan
cümlelerden, paragraflardan?
Hayır, bugün sarılıp ağlamayacağız. Bugün, kendimize bir
iyilik yapacak ve İngilizce kitaplar nasıl okunur, onu öğreneceğiz.
İhtiyacımız olan şeyler:
1. Bir adet okuyucu
2. İngilizce bir kitap
3. İngilizce
Yazıma başlamadan önce belirtmek isterim ki bu yazı size
mucizevi bir şekilde İngilizce öğretmeyecek. İngilizce kitap okumak için temel
bir grammer bilgisine ihtiyacınız var elbette. Eğer sağda solda gördüğünüz kısa
İngilizce bir paragrafı okuyup anlayabilecek düzeydeyseniz, bunu geliştirerek
bütün bir kitabı anlayacak seviyeye de ulaşabilirsiniz.
İkinci olarak, hayır, bu yazı biter bitmez İngilizce bir
kitabı sula seller gibi okumaya başlamayacaksınız. Eğer İngilizce okuma
düzeyiniz başlangıç seviyesindeyse, biraz zamana, pratiğe ve sabır göstermeye
ihtiyacınız olacak. Ancak sonunda başarılmayacak bir şey asla değil.
Tek yapmanız gereken, pes etmemek!
İlk önerim, daha önce hiç İngilizce kitap okuma
tecrübeniz olmadıysa, kitapçılarda kolayca bulabileceğiniz, seviyeli kitapları
okumak. Nedir bu seviyeli kitaplar?
İngilizce öğrenirken, bu dili öğrenen kişiler
seviyelerine göre gruplara ayrılır. Beginner ile başlayan gruplar advanced ile
son bulur. Bu gruplara uygun okuma egzersizleri içinse kurgu okuma materyalleri de seviyelere ayrılır. Level 1, level 2 ya da level A, level B şeklinde
bulabileceğiniz bu kitaplar, kolaydan, zora göre seviyelendirilmiştir.
Ancak günümüzde pek çok okul, özellikle anadolu liseleri
ve özel okullar, İngilizce konusunda hassasiyet göstermeye eğilimli
olduklarından, pek çok öğrenci bu tecrübeyi daha önce edinmiş durumda. Eğer siz
de daha önce okulda, en azından üçüncü seviye bir kitabı okuyup anladıysanız,
güzel bir romana şans verebilirsiniz.
Bu aşamada ikinci önerim, dilinin akıcı ve kolay olduğunu
bildiğiniz yazarlara şans vermeniz. Hemen içinde yeni bir evren anlatılan
fantastik ya da distopik kitaplara uzanmayın. Biraz romantik komedi ya da illa
fantastik olsun diyorsanız, genç yetişkin grubuna hitap eden, daha az karmaşık
fantastik kitaplara şans verebilirsiniz.
Ben ilk İngilizce romanıma şans verdiğimde sanırım lise
sondaydım ve yanlış hatırlamıyorsam Akılçelen Kitap’tan çıkan Benim İçin Öl serisinin son kitabına
vermiştim bu şansı. Sonrasıysa çorap
söküğü gibi geldi.
Kendinizi bir romana başlamaya hazır hissediyorsunuz,
kitabınızı seçtiniz ve artık okuma vakti. Peki, şimdi ne olacak?
Olacak olan şu, öyle yok efendim ben anlamıyorum deyip
pes etmek yok! Sabırlı olacaksınız. Bir sayfayı okumanız belki de Türkçe
okuduğunuz bir kitaptan daha uzun sürebilir ilk başta. Bu çok normal. Farkında
olmasanız da okumayı sökmeye çalışıyorsunuz şu anda. Bir kitap bittiğinde,
kendinize okuma bayramı düzenleme hakkına sahipsiniz yani.
Sözlük kullanmaktan kaçınmayın. Üniversitedeki
hocalarımdan birinin bize en sık söylediği şeydi bu ve bugün dahi hâlâ aynı
sözleri tekrar eder. Sözlük kullanmak, hem ana dilinizin, hem de öğrendiğiniz
ikinci dilin gelişmesi için büyük önem taşır. Sözlüklerden korkmayın. Onlar
sizin dostunuz. Bilmediğiniz bir kelime olduğunda mutlaka açıp bakın. Bir kenara
not alın. Bu ayrıca kelime haznenizin gelişmesine de yardımcı olacaktır.
İngilizce, Türkçe gibi cümleyi baştan okuduğumuz bir dil
değil. En basit örnek olarak klasik ‘I love you’ örneği verilebilir. Eğer
baştan okunuyor olsaydı, çevirisi ‘ben seviyorum seni’ olurdu. Fakat biz bu
cümleyi ‘seni seviyorum’ diye okuyoruz. Yani demem o ki kitabı okurken kelime
kelime anlamaya çalışmayın. Zira hiçbir anlamı yok. Cümleyi, hatta başlangıçta
paragrafı bir bütün olarak anlamaya çalışın. Bazen anlamadığınız bir kelime
olsa da cümle anlamlı gelir size zira ve bir bakmışsınız daha sözlüğe bakmadan
o kelimenin anlamını bulmuş, bir yapbozun eksik parçası gibi yerine
koymuşsunuz. Ancak siz yine de sözlük kullanın…
Ara ara başka materyallerle pratik yapın mutlaka.
İnternetten yabancı gazeteleri okuyun. İlginizi çeken bir konuda İngilizce
olarak araştırma yapın. Benim İngilizce öğrenmiş olmamın en büyük sebeplerinden
biri, lisedeyken yabancı magazin sitelerini okuyup anlamak için deli gibi
kendimi zorlamamdı. Ee, Disney Channel’ın en hareketli döneminde büyümenin de
bir bedeli olmalıydı sonuçta. Yoksa Nick Jonas, Selena Gomez ve Miley Cyrus üçgeni
arasında olanları nasıl takip edebilirdim ki?
Dahası mı?
Dahası böyle işte. Aslında yapmanız gerekenler bu kadar
basit.
Son bir kez daha belirtmem gerekirse, aslında ihtiyacınız
olan tek şey sabır. Sonunda elde edeceğinizse kötü çevirilerden kurtulmuş, ayrıca artık kötü çevirileri ayırt edebildiğiniz, huzurlu bir hayat.
Keyifli okumalar.
Elif Yılmaz





1 yorum
Bizim okulda da ingilizce hocamız tüm sınıfa ingilizce ince hikaye kitapları dağıttı. Ama o hocamız değişti ve ben de "okusam kadının haberi mi olacak sanki?" diyerek okumayı bıraktım. Galiba artık okumanın zamanı geldi ama önce okumam gereken yani sırada bekleyen Türkçe kitaplar var😂
YanıtlaSil