Milgram İtaat Deneyi

by - Mart 05, 2019




Milgram İtaat Deneyi


Milgram, 2. Dünya savaşı sırasında Alman Nazi suçlusu olan Adolf Eichman’ın davası vesilesiyle itaat konusu üzerinde çalışmaya başlamıştır. Savaş dönemi yaşanan kıyımların emre itaat mi yoksa bu tip suçlar işlemeye yatkın kişiler oldukları için mi olduğunu öğrenmek istemiştir. Bu sorudan yola çıkarak, otorite ve itaat arasındaki ilişkiyi ortaya koymak ister Milgram.

1963’de ‘İtaat Üzerine Davranışsal Bir Çalışma’ isimli makalesini yayımlar. Makalede insanların belli bir otorite tarafından kendisine iletilen emirleri, başkalarına zarar verme pahasına uyguladığını anlatır. Gelin deneyin detaylarını biraz inceleyelim.


Milgram, deneyi yapabilmek için bir gazete ilanı verir. Katılımcılara yüksek meblağ ücret ödeneceğini de belirtir. Gelenler arasında farklı iş alanından bir çok kişi vardır. Deneyi Yale Üniversitesi’nin bir laboratuvarında yaparlar. Deney için gelen katılımcılara, ‘cezanın öğrenmeye etkisi’ üzerine bir deney yapacaklarını söylerler ve asıl niyetleri olan itaat meselesini asla anlatmazlar.

Bir öğrenci ve bir öğretmen rolüne bürünmeleri gerektiğini belirtirler. Kura çekilir. Denek öğretmen olur. Diğer katılımcılar asistanlardır, denek değil. Ancak denek tabii ki bunu bilmez. Sadece bir denek vardır.

Öğretmen rolüne bürünmesi istenen deneğe yapması gerekenler anlatılır. Öğrenciye belli sorular sorması istenir. Sorulara yanlış cevap verdiği her seferde bir miktar elektrik şoku verileceği belirtilir. Her bir yanlış cevapta bir öncekinden 15 volt daha kuvvetli şok verileceği anlatılır.
Daha sonra öğretmen rolündeki deneğe gerçekten bir miktar elektrik şoku verilir ve karşı tarafın hissedeceği acının nasıl bir his olduğunu anlaması beklenir. Deneğe 45 volt verilmiştir.  Ancak 75 volt verildiği söylenmiştir. Bu his sonrası öğrenci ve öğretmen iki ayrı odalara alınır. Öğretmen soruyu sorar, öğrenci cevaplar.



İlk başlarda deney gereği, öğrenci doğru cevaplar verir. Daha sonra ara ara yanlış cevaplar vermeye başlayınca, öğretmen elektrik şokunu vermeye başlar. 75, 90 ve 105 volt elektrikten sonra inlemeler başlar. Ancak bunlar aslında gerçek değillerdir. İnlemeler deneyin bir parçasıdır. Öğretmen olan denek öğrencisine gerçekten elektrik verdiğini düşünür.

Yanlış cevaplar devam ettikçe volt yükselir, inlemeler artar. Bir süre sonra öğrenci küfür etmeye başlar. Biraz daha ilerleyince soruları hiçbir şekilde cevaplamayacağını söyler.
Sınır 450 volttur. Burada merak edilen, öğretmenin nereye kadar gideceğidir. Ve çok ilginç bir veri elde edilir. Deneklerin çoğu 450 volt sınırına çıkmakta hiçbir mahsur görmez. İnlemeler ve acılar karşısında tepkisiz kalır.

Çok az bir çoğunluğu 150 voltta, bir kısmı da 200 de bırakır.

Deneyden elde edilen sonuç şudur. İnsanlar itaat etmeleri beklenen durumlarda, buna karşı çıkmıyor uyguluyor. Bunun en büyük sebebi ise yaptığı şeyin sorumluluğunun kendisinden bir üst merciiye ait olması. Yani bir adamı öldürüyorsa, bunu kendi istediği için değil; üssünün verdiği emre itaat için yapıyordu. Kendi vicdanı ve bilinci devre dışı kalıyordu.

Burada dikkat çekmek istediğim çok ufak bir nokta var. Yani Allah aşkına hangi insan 450 volta dayanabilir? Hiç mi aklınıza gelmedi o kadar elektriği verirken?

Filiz Şakar

You May Also Like

1 yorum