Sürpriz Sınav Paradoksu
Sürpriz Sınav Paradoksu
Başlarken...
Paradoks (İsim):
1. Aykırı düşünce. "Başından beri çevremizde bize karşı bir kalabalık, gerçek dışı bir grup olarak kaldık, toplumsal bir paradoks olarak." - A. İlhan
2. Çelişki.
3. (Felsefe) Düşünceler arasında tartışmaya açık, kesin bir yargı içermeyen karşıtlık.
*TDK'dan alıntılanmıştır.*
Şunu
kabul etmeliyim ki matematikle yıldızımız ilk başlarda hiç barışmamıştı. Okul
hayatıma başladığım dönem, en sevmediğim ders matematikti ve bir sınavdan sıfır
aldığımı çok net hatırlıyorum. Evet, yüz üzerinden sıfır. O yüzden matematik
maceramı ve sevgimi sıfırdan oluşturdum desem, yalan söylemiş olmam.
Liseye
kadar ittire kaktıra ilerleyen matematik bilgim, lisede tamamen yok oldu; çünkü
meslek lisesinde okuyordum. Ancak bir Sağlık Meslek Lisesi öğrenci olmak bana
yetmediği için, kendime üniversite kazanmak amacıyla neredeyse imkansız bir
hedef koydum ve dershaneye başladım.
Tıp
istediğim için matematik haricinde fizik, kimya bilgimde sıfırdı. Neyse ki lisede biyolojinin derinlerine inmeyi başarmıştım. Herkesten daha fazla çalışmam
gerektiğinin farkındaydım ancak beni asıl uyandıran şey, dershanedeki matematik
hocamızın, “Tecavüz kaçınılmazsa, zevk almaya bakacaksın!” lafı olmuştu. Evet,
biliyorum. Hiç hoş bir laf değil ancak o an şok etkisi yaratmak amacıyla
söylenmişti ve işe yaramıştı.
Ben
bunun üzerine, beynimi resetledim ve matematiğin temelini öğrendim. Yani
ezberlemek değil de, kökenini anlamakla uğraştım. Hah! İşte matematiğe olan
ilgim tam olarak burada başladı. Çünkü, en basit bir toplama işlemi için bile
sayfalarca ispat yapılabiliyordu ve olayın arka planını öğrenebiliyor olmak
beni çok heyecanlandırmıştı. Üstelik formülleri ezberlemeden, bu buradan
geliyor, bu türevin alt açılımı, şu trigonometrideki bilmem ne diyerek meseleyi
kavradım. Bu durum benim için gerçekten heyecanlı bir hal almıştı.
Ve en
nihayetinde gerçek bir sayısal öğrencisiyle kapışacak kadar yeterli bilgiyi
edinmiştim. Hatta belki onlardan biraz daha fazlasını. Ancak hala çarpım
tablosunu ezberleyebilmiş değilim. Yani altı kere sekiz dediğinizde size çat diye
cevabı söyleyemem. Bir durup, düşünmem lazım. Bu arada cevap Kırk sekiz. Sözelciler
üzülmesin. Onları da düşünüyorum.
Evet tüm
bunların neticesinde, iki üniversite bitirip evde pineklemeye başlayınca,
matematiğe var olan ilgimi biraz şekillendirdim. Teoriler, felsefi varsayımlar, iddialar ve kanıtlar üzerine eğildim, gün geçtikçe. Matematiğin bu
yüzü bir tık daha karmaşık olsa da, insana zevk veren bir tarafı da yok değil.
İşte
bugün, sizinle bir paradoksu tartışacağız. Sürpriz sınav paradoksu.
Diyelim
ki, öğretmeniniz size, “Önümüzdeki hafta sürpriz bir sınav yapacağım!” der ve
ekler: “Önümüzdeki hafta sınav olacaksınız ancak hangi gün sınav olacağınızı
bir önceki geceden bilemeyeceksiniz!”
Yani
size, son gece çalışmak için fırsatınız olmayacak demek istiyor.
Şimdi
bir düşünelim. Eğer Perşembe gününe kadar sınav yapılmamışsa, Cuma günü sınav
yapılacağını anlarız; çünkü Cuma haftanın son günüdür. Demek ki Cuma günü bu sınav yapılamaz. Cuma’dan önceki herhangi bir gün olmalı.
Perşembe’ye
kadar sınav yapılmamışsa, Çarşamba akşamı Perşembe sınav olacağını anlarız
çünkü Cuma yapılması mümkün değil. O
halde Perşembe Günü de sınav yapılamaz. Çünkü öğretmenin söylediğine göre
tahmin edemiyor olmalıyız.
Bu
durumda Çarşamba’ya kadar hâlâ sınav olmamışsanız, Çarşamba günü de sınav
olamayız; çünkü Perşembe ve Cuma sınav olamayacağımıza göre Salı akşamından
Çarşamba sınav olmamız gerektiğini anlarız. Salı’yı da aynı şekilde
Pazartesi’nin akşamı anlarız.
Bu
durumda sınav Pazartesi yapılacaktır.
Ancak
bir dakika!
Bu
durumda da ne zaman sınav olacağımızı daha şimdiden biliyoruz. O halde
Pazartesi’de sınav olamayız. Böylece öğretmenin bizi asla sınav yapamayacağını
öğrenmiş olduk.
Sınav
yapılamaz.
İçimiz
rahat!
Çalışmamıza
gerek yok!
Sonra
bir bakıyoruz ki, öğretmenimiz Perşembe Günü sınav kağıtlarıyla sınıfa gelmiş!
Hadi
bakalııım!
İşte bu
bir paradokstur!
Bu
mesele de öğrenciler pasif; hamle sadece öğretmen tarafından yapılabiliyor. Öğrenciler
sadece düşünüp, tahminde bulunabilirler. Diğer yandansa öğretmen kuralların
dışına çıkmak zorundadır. Eğer çıkmazsa paradoks devam eder. Bu zinciri
kırmanın tek yolu, sınavı yapmaktır. Ancak sınavı yapmak bir kural ihlalidir
çünkü az önce sınavın asla yapılamayacağını kanıtladık.
Bunu bir
oyun gibi görecek olursak; öğretmen kural ihlali yaparak aslında oyunu
kaybetmiş oluyor. Öğrenciler sınav olarak ceza çekmeleri, öğretmenin kaybettiği
gerçeğini değiştirmez elbette. Bu
durumda aslında sürpriz olan şey, öğretmenin ne zaman sınav yapacağı değil;
“Sınav yapılamaz.” kuralının ne zaman ihlal edileceğidir. Öğretmen bu kuralı,
ilk gün de son gün de bozabilir.
Sınavın
yapılmasıyla, sınavın ne zaman yapılacağı iki farklı şeydir. Bunların
zamanlarını tahmin etmek de öyle. Yani burada sürpriz olan şey, sınavın
yapılacağı gündür. Bu da kural dışı bir hamledir. Bu sebeple paradoks oluşur ve paradoksu
kırmanın tek yolu, kural ihlalidir.
Siz yine
de öğretmeninizi dinleyin, sınavlarınıza vakitlice çalışın. Böyle tahminler
yapıp, sınav yapılamaz diyerek çalışmamazlık etmeyin. Sonra çok üzülürsünüz.
Tecrübeyle sabit.
Bir
sonraki kafa yakmalı paradoksta görüşmek üzere!
Filiz Şakar
Kaynakça:
Nesin, Ali. Matematik Ve Oyun. Nesin Yayınevi, 2007.




2 yorum
Beynim yandı, anlamadım ama olsun. Yine de güzel bi' yazı olmuş.
YanıtlaSilUuu paradoksları seviyorum yaa:) bununla hocaların beynini yaksak quiz yapmaktan vazgeçirebiliriz belki:)
YanıtlaSil